Diş Beyazlatma

DAHA İYİ GÖRÜN. DAHA İYİ HİSSET.

Diş Hekimi Sina Tanju, Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Demirel ve Dr. Mehmet Toprak'nun Toplamda 32 Yıllık Deneyimi ve 8000'den Fazla Uygulama Tecrübesi ile Şimdi Bilgilenin!

Diş Beyazlatma Hakkında Merak Ettikleriniz

Diş beyazlatmaya dair videomuzu izleyin. GÖRÜŞME RANDEVUSU ALIN

Nedir?

Diş Beyazlatma Nedir?

Diş beyazlatma uygulamaları, çeşitli sebeplerde diş yüzeylerinde oluşan lekeler, sararmalar ve birtakım renk değişimlerini gidermek ve doğal – estetik bir diş görünüm elde etmek amacı ile uygulanan tedavilerin geneline verilen isimdir. Özellikle kahve, sigara, alkol ve benzeri ürünlerin aşırı tüketimi, dişlerde sararmaya ve çeşitli lekelerin oluşumuna sebep olabiliyor. Bunun yanı sıra ağız içi bakımı ve hijyeninin düzenli bir şekilde sağlanamadığı durumlarda da yine sararmalar ve renk değişimleri söz konusu olabilmektedir. Bunlarla beraber dişlerde oluşan renk değişimlerinin artık bir kader olmadığını ve son derece kolay bir şekilde uygulanan tedaviler ile dişlerin beyazlatılabileceğini de söylemek mümkün. Tüketilen yiyeceklerin kalıntıları, antibiyotik kullanımı ve hatta tüketilen su içerisindeki klor seviyesine bağlı olarak bile diş sararmaları görülebiliyor. Tüm bunların çözümü, diş beyazlatma tedavileri ile sağlanabilmektedir.

Diş Beyazlatma Yöntemleri

Diş beyazlatma uygulamaları, üç farklı yöntem ile gerçekleştirilebilmektedir. Bu yöntemler kimyasal diş beyazlatma tedavisi, fotokimyasal uygulama ve fototermal uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Kimyasal diş beyazlatma yönteminde dişlerde beyazlama etkisi oluşturan özel bir jel kullanılmaktadır. Özel olarak hazırlanan diş kalıplarının içerisine uygulanan jel, bu kalıp yardımı ile de dişlere uygulanmaktadır. Diş minesinde küçük de olsa zararlara sebep verebilen bu yöntem, muhakkak deneyimli ve alanında uzman olan bir diş hekimi tarafından uygulanmalıdır. Bir diğer yöntem olan fototermal diş beyazlatma yöntemi de özel bir jel kullanımı ile yapılmaktadır. Ancak bu teknikte beyazlatma jeli, özel bir ışın yardımı ile uygulanıyor. Diyot lazer ya da diğer ismi ile LED ışınları jeldeki aktif olan maddeyi harekete geçirmekte ve bu sayede de dişlerde birkaç ton seviyesinde açılma oluşmaktadır. Diğer tekniklerde geçerli olan deneyimli ve alanında uzman hekimlerin uygulama gerekliliği, bu yöntem için de aynı şekilde geçerlidir. Fotokimyasal diş beyazlatma tekniğinde ise dişlerde beyazlatma etkisi oluşturan jel, ayrıca UV lamba kullanılarak uygulanmaktadır. UV lambayı ikame etme amacı ile bu lamba yerine KTP lazeri de kullanılabiliyor. Dişlerde en yüksek seviyede renk açma ve beyazlatma etkisine sahip olduğu düşünülen yöntem, fotokimyasal diş beyazlatma yöntemi olarak bilinmektedir. En büyük avantajı ise diş minelerine herhangi bir zararın verilmemesidir. Dolayısı ile de uzun yıllar boyunca, fotokimyasal diş beyazlatma yönteminin uygulandığını ve bu yöntemin diğer tekniklere göre daha popüler olduğunu da söyleyebiliriz.

Yöntemleri Nelerdir?

İLGİLİ YASA GEREĞİ ÖNCE-SONRA FOTOĞRAFLARI PAYLAŞAMIYORUZ. GÖRÜŞME ESNASINDA DOKTORUNUZ, KENDİ ÖRNEK HASTA FOTOĞRAFLARI EŞLİĞİNDE DETAYLI BİLGİLERİ AKTARACAKTIR.

BİLGİ & FİYAT AL

Nasıl Yapılır?

Diş Beyazlatma Uygulaması Nasıl Yapılır?

Diş beyazlatan özel jel, uzman diş hekimi tarafından diş üzerine veya kullanılan yönteme bağlı olarak önceden hazırlanmış olan diş kalıbı üzerine yerleştirilmektedir. Ardından yine uygulanan yönteme bağlı olarak jel uygulamasından sonra lazer veya ilgili ışınlar dişlere yansıtılıyor. Bu işlem ile jelin aktif hale gelmesi ve ayrıca dişlerde beyazlama etkisi sağlanmaktadır. Yaklaşık olarak ve ortalama olarak 1 saat süren uygulama sonrasında birey, günlük hayatına aynı şekilde devam edebilir. Bu bilgilerin yanı sıra diş beyazlatma uygulamalarının sadece doğal dişler üzerinde etkili olacağını da söylemek gerekir. Dolayısı ile de köprü ya da kaplamaların söz konusu yöntemler ile beyazlatılması ya da herhangi bir ton açılması mümkün görülmemektedir. Kaplama ya da köprülerin beyazlatılabilmesi için tek çare, yeniden bir kaplama ya da köprü uygulamasının yapılması olarak söylenmektedir.

Riskler ve Yan Etkiler

Diş beyazlatma amacı ile uygulanan estetik tedavilerde birtakım risklerin söz konusu olduğunu bilmek gerekiyor. Bu risklerin başında ise diş minesinde meydana gelebilecek olan çatlaklar gelmektedir. Oluşabilecek çatlaklar ise hem estetik hem de sağlık açısından çeşitli sorunlar oluşturabileceği söylenebilir. Ayrıca dişlerde yine çok hafif seviyede olsa da bir aşınma durumu söz konusu olabiliyor. Bunların yanı sıra tedavinin tamamlanmasının ardından sıcak – soğuk hassasiyetinin yaşanabileceği de bilinmekte. Yalnız bu hassasiyet, tedavinin tamamlanması ile birlikte bir süre sonra kendiliğinden yok olacaktır. Dolayısı ile de herhangi bir ek tedavi ya da bir müdahaleye gerek görülmemektedir. Eğer ciddi düzeyde bir aşınma, çatlama ya da geçmeyen sıcak – soğuk hassasiyeti ile karşılaşılırsa, flor uygulaması yapılabilmektedir. Bunlar haricinde herhangi bir enfeksiyon, iltihaplanma, diş kaybı ya da tedaviye bağlı olarak diş eti sorunları ihtimali söz konusu değildir.

Dt. Sina Tanju

SORU SORUN, HEMEN DEĞERLENDİRELİM

Şimdi Diş Hekimi Sina Tanju, Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Demirel ve Dr. Mehmet Toprak'na Aklınıza Takılan Her Türlü Soruyu Sorup Bilgi & Fiyat Alabilirsiniz!

BİLGİ & FİYAT AL

Avantajları Nedir?

Diş Beyazlatma Tedavisi Ne Kadar Kalıcıdır?

Diş beyazlatma uygulaması ile elde edilecek olan beyazlık, elbette belirli bir süre için kalıcı nitelik taşıyor. Ancak uzun süre kalıcı olsa da belirli faktörlere bağlı olarak sararmanın yeniden oluşacağını da göze almak gerekmektedir. İlerleyen yaşa ve diğer çeşitli faktörlere bağlı olarak bile bir sararma durumu söz konusu olabilir. Bunun yanında sigara tüketimi, alkol tüketimi, ağız içi hijyen ve bakım gibi etkenler neticesinde de diş beyazlatma uygulaması sonrasında geçerli olan kalıcılık süresi değişebiliyor. Bu bilgiler bağlamında tedavinin tamamlanması ile birlikte, yeniden bir diş beyazlatma tedavisi almamak için ve aynı zamanda uzun süre kalıcılığı elde edebilmek için sigara, aşırı kahve tüketimi, alkol tüketimi gibi durumlardan kaçınmak yararlı olacaktır. Ayrıca ağız içi bakımı ve hijyen sağlama gibi durumların da düzenli ve etkili bir şekilde yerine getirilmesi, yine kalıcılığı etkileyecek ve bu yönde de daha uzun süre boyunca beyazlık kalacaktır.

Diş Beyazlatma Uygulaması Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

İlk olarak uygulama günü ve uygulamadan sonraki gün, ağrı kesici ilaç alınması gerektiği söylenebilir. Tedaviden kaynaklı herhangi bir ağrı genel olarak görülmemekte, ancak hafif sızılar baş gösterebilmektedir. Dişlerde meydana gelebilecek olan hassasiyetler için de yine ağrı kesici ya da benzer etkiye sahip olan ilaçların kullanımı doktor gözetimi dahilinde tavsiye edilebiliyor. Bu hassasiyet, ortalama olarak üç gün içerisinde kendiliğinden kaybolacaktır. Uygulamanın tamamlandığı gün aşırı sıcak ve aşırı soğuk gıdalardan ve içeceklerden de uzak durmak gerekiyor. Renk veren yiyecekler ve içecekler ilk hafta tüketilmemelidir. Ayrıca bu konu hakkındaki kesin direktif de yine uzman diş hekimi tarafından hastaya verilecektir. Diş beyazlatma uygulaması sonrasında ağız ve diş bakımı için, uzman diş hekimleri tarafından diş beyazlatıcı etkiye sahip olan diş macunlarının kullanımı öneriliyor. Bu macunlar, tedavi sonrasında da diş beyazlığının daha yüksek bir seviyeye çıkmasını tetikleyebilmektedir. Diş beyazlatan tozlar, ciddi sorunlara sebep olabileceği için tedaviden sonra kesinlikle kullanılmamalıdır. Bunların yanı sıra yeniden bir sararma ihtimalini ortadan kaldırmak amacı ile yılda bir ya da iki kez beyazlatma tedavisinin yapılabileceği de söylenebilir. Tedaviden sonra günde en az iki kez dişlerin fırçalanması gerekmektedir.

Uygulama Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bilinmesi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Diş beyazlatma tedavisi ile en fazla 10 ton beyazlama elde edilebileceği bilinmelidir. Lekeleri gidermek amacı ile de diş beyazlatma tedavisi uygulanabiliyor. Sararma ya da herhangi bir leke olmaması halinde de yine daha beyaz bir diş yapısı elde edebilmek için ilgili tedavi uygulanabilmektedir. Diş renklerinin birbirinden farklı olması halinde, her diş için ayrı bir işlemin yapılması gerekebilir. Beyazlatma tedavisi ile diş etlerinde herhangi bir kanama ya da bir enfeksiyon görülmemektedir. İşlem sonrasında en az üç hafta boyunca denize girmek tavsiye edilmemektedir. Bu sürenin tamamlanması ile birlikte temizliğinden emin olunan bölgelerde denize girmekte bir sakınca yoktur. Herhangi bir yaş sınırının olmadığı bu uygulama, tekrardan uygulanabilir ve ilgili periyotlar ile çok sayıda yapılabilir. Hiçbir acı ya da ağrıya sebebiyet vermeyen bu tedavi, kanal tedavisi görmüş olan dişlere de yine uygulanabiliyor. Ancak çürük bulunan dişlerde, öncelikli olarak çürüklerin tedavisi edilmesi gerekmektedir. Tedavi uygulandıktan sonraki iki ya da üç gün içerisinde hedeflenen beyazlık, son halini almaktadır. Diş yapısına göre kişiden kişiye göre değişen beyazlık tonu, bazı faktörlere göre değişiklik gösterebiliyor.